Çocukluk Sefaları - I

Aslında bu bir mim; pek sevgili Judy Abbott beni (daha doğrusu 
Kediler ve Kitaplar'ı) mimlemişti, konu da "Çocukluktan Akılda 
Kalanlar" gibi bir şey. Blogların formatına nasıl uydurabilirim 
bunu diye kara kara düşünüp, bu blog için şöyle bir şey buldum:



...çocukluk dedikleri:


amuda kalkmaya karşı duyulan anlaşılmaz merak...


kamp yapmak ve çadırda uyumaktan alınan büyük haz...


kırmızı kurdele...


çikolatalı süt...


salıncak...


seksek...


tuzlu taze mısır...



saklambaç...


atlıkarınca...


her şeye karşı bir merak, bir merak...


oyuncak ayılar...


ödevler...


bale dersleri...


öğlen uykuları...


evrak çantası biçiminde okul çantaları...


her yere sokulan burnun sık sık karşılaştığı örümcek ağları...


saç örgüleri, tiril tiril yazlık elbiseler ve şapkalar...


kahvaltılarda zorla yedirilen yumurtalar...



piknikler. evcilik oyunları. pikniklerde evcilik oyunları...



hayali arkadaşlar...



hula-hoop'lar...



havada uçan baloncuklar...



zorla aldırılan müzik dersleri...



yatağın üstündeki zıplama seansları...


başka dünyalarda kaybolmak...


herkesten gizli günlük tutmak...


dışarıdaki dünyadan büyülenmek...


bir çizgi üstünde düşmeden yürümeye çalışmak...


hamaklara ve tavanarasına bayılmak...


hayatın anlamını karda bulmak...


gece gündüz ip atlayarak aileyi çıldırtmak...


kitaplardaki farklı dünyaları keşfetmek...


her şeye büyük bir şaşkınlıkla bakmak...



her fırsatta gizli gizli dans etmek...

Serinin ikinci yazısı için tıklayın.

Bu dosyayı hazırlayana kadar çocukluğun bu kadar keyifli bir dönem olduğunun farkına varmamıştım :) Bugünkü ve yarınki kayıtlardaki fotoğraflar için yararlandığım yerler: dacage, lesptitspotsdanslesgrands, glouglouandchou, littlecircus, petitsbonheurs123, rozijn, rockorosor, sweetfineday, thehouseofmilk, vintageforkids.

10 yorum :

kusbeyin dedi ki...

tüm bunların hepsine daha doyamamışken bir de baktım ki ellerim büyümüş. sevinç verici fotoğraflar fakat içimdeki acıyı körükledi. ne olurdu sanki büyümeseydik.

Korhan dedi ki...

Yumurta dehşet görünüyo,tam kayısı. Evet şişmanım:)

so far so good so what dedi ki...

cok nefis bir fikir, uygulaması daha da nefis olmus. bayildim.

merve dedi ki...

bir çizgi üstünde düşmeden yürümeye çalışmak, hamaklara ve tavanarasına bayılmak, hayatın anlamını karda bumak :) bunlar hala beni anlatan şeyler :) fotoğraflar da süper olmuş devamı için sabırsızlanıyorum.

ceren dedi ki...

çocukluğu böylesine anlatma fikri çok şahane. fotoğraf çekenler mesela, böyle bir dosya oluşturabilirler kendilerine. ben çok hoşlandım bu fikirden.

Judy Abbott dedi ki...

çok duygulandım, bu fotoğrafları görünce çocukluğun sorumsuzluğu daha tatlı, yetişkinliğin yükü daha ağır geldi.
evet evet çadır kurmaya hangi çocuk bayılmaz, derme çatma da olsa, sanki dünyanın en maceraperest kaşifi gibi hissedersin çadırın altında:) bayıldım.

küfkedisi dedi ki...

muhteşem olmuş :)

Çariçe. dedi ki...

çizgi üstünde düşmeden yürümek.. hayatımın amacıydı bi zamanlar.. (:

kara kitap dedi ki...

hala oğlumla çizgi üstünde düşmeden yürümeye çalışıyorum ben :))

Adsız dedi ki...

Il semble que vous soyez un expert dans ce domaine, vos remarques sont tres interessantes, merci.

- Daniel